İslami Rüya Tabiri

İslami Rüya Tabiri; Rüyalar insanların var olduğu günden bu zamana kadar merak edilen konulardan biri olmuştur. İlkel dinlerde dahil olmak üzere bütün dinlerde varlığı görülen rüya tabirleri İslam dininde de özel bir yere sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de geçen ayetlere ve Peygamberimiz (s.a.v.)’den gelen hadislere baktığımızda İslami rüya tabirleri konusunda bilgi sahibi olmak mümkündür. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Yusuf’un gördüğü rüyalardan bahsedilmekle birlikte bazı ayetlerde rüyanın nasıl bir şey olduğuna da değinilmiştir.

MersinCadde.com

Zümer Suresi 42. ayette ‘’Allah ölen kulalrın ruhunu öldüklerinde, ölmeyen (yaşamakta olan) kulların ruhunu ise uykuda alır. Ölümüne hükmedilen ruhları tutar, diğer ruhları belirlenen bir süreye kadar bırakır.’’ buyurulmaktadır. İslami rüya tabirleri açısından bu ayetler incelendiğinde çoğu alimin insanın uykuda iken ruhunun alındığını ve bu alınma esnasında rüya olarak yansıdığını söylemektedir. Gazali hazretleri insanın ruhunun levhi mahfuz ile beden arasında bir yerde olduğunu ve ruhun bu süre içerisinde görüp yaşadığı şeylerin rüya olduğunu söyler. Hatta bazı alimler kulların ertesi gün yaşayacakları olayların gece rüyalarında mana olarak ya da gerçek olarak gösterildiğini sonra unutturulduğunu söylemişlerdir.

Peygamberimizin Hadislerinde Rüya Tabirleri

Peygamberimiz (s.a.v.), peygamberlik öncesi dönemde sahih rüyalar görerek İslam dininin geleceğine kalbi ısındırılmıştır. Bu nedenle peygamberlik döneminde görülen sahih rüyalar ve bu rüyalardan sonra gelen vahiyler İslam’da önemli bir yer edinmiştir. Cahiliye döneminde bakıldığında da aslında rüya tabirlerinin halk tarafından merak edilen bir konu olduğu görülmektedir. Özellikle kahin ve büyücülerin rüya tabiri konusunda oldukça bilgili oldukları ve insanların bu kişilere ücret karşılığı rüyalarını yorumlattıkları bilinmektedir. Peygamberimiz kendi dönemi içerisinde İslam’ göre belirli bir rüya tabiri çerçevesi çizmiştir. ‘’Rüya Allah’tan gelir, hulm ise şeytandan gelmektedir.’’ hadisi ile rüya ve hulm kelimelerini açıklayan Peygamberimiz (s.a.v.), rüyanın güzellikler ve iyi şeyler olduğunu bunun kaynağının ise Allah olduğunu söylemiştir. Hulm denilen kötü rüyaların ise şeytandan geldiğini ve insana sıkıntı, vesvese veren rüyaların da bu kategoride yer aldığını haber vermiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) bir başka hadisi şerifinde ise rüyaları kendi içerisinde üç kısma ayırmıştır:
  1. Rahmani Rüyalar
Rüya-yı saliha ya da rüyay-ı sadıka olarak da bilinen bu rüyaların kaynağı Allah katındandır. Peygamberlik makamı olmasa dahi bütün insanlar bu rüyaları son peygamber Hz. Muhammed’den sonra da görebilir. Bu tür rüyalar insanın metafizik alemden alacağı müjdeler ve iyi şeyler olarak açıklanmaktadır. Yani bu tür rüyaları gören kişiler Allah katından bir müjde almış olur. Örneğin bir kadının hamile kalacağına işaret eden rüyalar, insanın salih bir kişi ile evleneceğine dair yorumlanan rüyalar bu türe örnektir. Genellikle istiareye yatmak şeklinde de tabir edilen ve bir işin hayırlı mı şer mi olacağının merak edildiği rüyalarda da rahmani rüyalar görülebilmektedir.
  1. Şeytani Rüyalar
İnsanın kendini kötü hallerde görmesi, canavarlar, yaratıklar, karanlık haller ve korku dolu rüyalar genellikle şeytani kökenlidir. Gerçekle pek bağlantısı olmayan bu tür rüyalar insanların korkutulması ve hak yolundan sapması amacıyla gösterilir. Şeytan kaynaklı diyebileceğimiz bu rüyaların anlatılmaması daha iyidir. Peygamberimiz (s.a.v.)’de bu tür rüya gören kişilerin çevresine durumunu anlatmaması ve rüyayı unutması yönünde tavsiyeleri vardır. Bu tür rüyalarla gerçeğe yönelik bir şekilde yorum yapılmaz.
  1. Nefsani Rüyalar
Kulların tamamen gündelik yaşantıları ile ilgili olan ve çoğu zaman bilinçaltından geldiğine inanılan rüyalardır. Bu rüyalarda insan zihnine takılan detaylar, gündelik koşuşturmaca içerisinde bizzat yaşanan durumlar rüyaya yansır. İnsanlar için psikolojik temelli kabul edilen bu rüyalarda yaşananlar yorumlanabilir. Ancak gündelik hayatı yansıtan bir rüya ise tabirlerinin kötü çıkması durumunda korkuya kapılmamak gerekir.

İslam’da Rüya Tabiri Yapmanın Hükmü Nedir?

İslam dini rüyaların gerçek olduğunu ve tabir edilebileceğini bildirmiştir. Özellikle Hz. Yusuf’un kardeşleri ile ilgili rüyaları ve kıssada geçen diğer rüya tabirleri de durumu özetler niteliktedir. Ayrıca Peygamberimiz (s.a.v.)’de zaman zaman sahabilere gece kimlerin rüya gördüğünü sorması ve bazı sahabilerin rüyalarını yorumlaması İslam’da rüya tabirinin caiz olduğunu göstermektedir. Hatta bazen peygamberimiz (s.a.v.) kendi gördüğü rüyaları anlatarak bunları tabirini yapmıştır. İslam dini rüya tabiri yaparken şu hususlara dikkat edilmesini istemiştir: İslami Ruya Tabiri

Rüya İle Amel Edilir Mi?

Çoğu insan gördüğü rüyalardan sonra bu rüyanın tabiri ya da bizzat kendisi ile amel edilip edilmeyeceğini merak etmektedir. Bu amaçla İslami rüya tabiri konusu daha da önem kazanmakta ve rüyaların İslam’a göre tabir edilmesi halinde amel edilebileceği görüşü yaygınlık kazanmaktadır. Bir önceki konuda belirtildiği gibi rüyalar rahmani, şeytani ve nefsani olmak üzere üç kısma ayrılmaktadır. Rahmani rüyalar kaynağı bakımından Allah ile ilişkili olmasından dolayı bu rüyalar ile amel edilebilmektedir. Ancak nefsani ve şeytani rüyalar ile amel etmek pek de mümkün değildir. Bir rüya ile amel edilebilmesi için:

Rüya İle Gayb Âleminden Bilgi Gelir Mi?

İslam dininde geleceğe yönelik haberlerden bazıları Peygamberlere rüyaların gösterilmiştir. Peygamberimiz bu konu ile ilgili olarak ‘’Peygamberliğin kırk altıda biri müminin sadık rüyasıdır.’’ hadisi şerifi ise kulların da Allah katından sadık rüyalar görebileceğine yorumlanmaktadır. Buna göre bir kul geleceğe dair bilgileri Allah’ın dilemesi halinde rüyasında görebilmektedir. Kulların gördükleri rüyaları doğru bir şekilde analiz etmesi de oldukça önemlidir. Rüyada sadece bir nesne ve ya bir olay üzerinden yorum yapmak yeterli değildir. Rüyadan istenilen yorumun yapılabilmesi için tamamına bakılması gerekir. Sahabiden Hz. Ebubekir Peygamberimiz döneminde görülen rüyaları tek tek dinlemiş ve olayların bütününe bakarak en doğru yorumları yapmıştır. Burada rüyanın geneline bakılması önemli olurken sadece gayb aleminden haber geleceğini düşünerek geleceğe yönelik yorumlar yapmak da doğru değildir. Kötü rüyalar gören kişilerin bu rüyaların gelecekle ilgili bir bilgi vermeyeceğini bilmesi ve korkmaması gerekir. Nefsani denen rüyaların büyük bir kısmı da gelecekle ilgili olarak bilgilerin verilmediği ve gündelik hayata dair zihinde kalanların canlandığı rüyalar olarak görülmelidir. Ancak ruhani rüyaların yorumlanmasında işinin ehli olan tabirci tarafından İslami rüya tabiri yapılabilir.

Mersincadde.com